z
      | İLETİŞİM | ANASAYFA |                                                                      
z
Anasayfa
Atatürk
Obruk Nedir?
Gök Peynir
Tarihi
Hakkında
Resimler
Ziyaretçi Defteri
 
 
 
GAZETELER
 


 

OBRUK NEDİR?

ÜÇHARMAN (DİVLE)

Ayrancı ve çevresinde milattan sonra birinci, ikinci ve üçüncü yüzyıllarda Roma Devri etkili bir biçimde yaşandı. Günümüzde de izleri devam eden birçok yerleşim alanı bulunmaktadır. Bunlardan en ünlüsü Antik Sidamara kentidir. Sidamara Antik Kenti dışında bu devrin belirgin bir şekilde yaşandığı yerleşim alanları ise; Divle, Divaz, Buğdaylı ve Kale köyleridir. İbrahim Hakkı Konyalının Ereğli tarihinde sözünü ettiği Küçük Kapadokya’nın burası olması gerekir.

Küçük Kapadokya olarak sözü edilen alanın bir bölümü de Divle ve Divle vadisidir. Burası Hititlerden beri yaşamın sürdürüldüğü bir yerleşme yeri ve özellikle ilkçağda insanların ideal bir yasam alanı olmuştur. MÖ II. yüzyılda Romalıların Anadolu'da Asya Eyaletini kurmalarıyla Divle de Roma yönetiminin eline geçti. Bu dönemde önemli gelişmeler yaşandı. I. yüzyılın ortalarına doğru Hıristiyanlığın yayılmaya başlaması ile Divle ve çevresi daha da önem kazandı.

Çünkü Hıristiyanlığın gizlice yayılabileceği ideal bir alandı. Hatta bazı kaynaklarda (Konya Vilayeti salnameleri) Hıristiyanlık dininin Anadolu'da ilk yayıldığı yer olan Derbe antik kentinin Divle olabileceği belirtilmektedir. Günümüzde hala Derbe'nin yeri tam ve kesin olarak belirlenmiş değildir. Yine tarihi kayıtlarda Derbe'nin Larende (Karaman) ile Ereğli arasında bir yerleşim birimi olduğu belirtilmektedir. Buna göre Derbe, Karaman'a yakın Ekinözü Köyü çevresindeki Kerti Höyüğü olabileceği gibi, Hıristiyanlığın ilk yayılma koşullarına daha uygun olan Divle antik kenti de olabilir. Bu iddiaya gerekçe olarak şunlar söylenebilir. Divle; 1. Korunaklı bir vadi içerisinde olup, hem güvenli hem de vadi yatağında sulanabilir verimli arazi ve akarsuya sahiptir. 2. Barınmak için doğal olarak oluşmuş ancak zamanla değişiklikler yapılmak suretiyle içerisinde yaşanmış olan mağaralar bulunmaktadır. 3. Divle çevresinde ve Buğdaylı Köyü mağaralarında bulunan kilise kalıntıları ve Hıristiyan azizlerin freskleri ile Hıristiyanlığın ilk izleri mevcuttur. 4. Divle ve çevresinde yörenin antik dönemini aydınlatacak herhangi bir arkeolojik kazı yapılmamıştır. Tüm bu iddiaları göz önünde bulundurursak Divle'nin Hıristiyanlığın Anadolu'da ilk yayıldığı DERBE antik kenti olma olasılığı daha da artar.

Hz. İsa'nın Havarilerinden Saint Poul (Aziz Pavlos), Hıristiyan azizlerinden biri olan Barnabas ile miladi 47 yılında Hıristiyanlık Dini'ni yaymak yani misyonerlik amacıyla geziye çıktı. Uğrak yerlerinden biri de Antik Derbe kenti oldu. Bir süre burada kalıp vaazlar veren ikili, Hıristiyanlık dinini Anadolu'da ilk kez bu kent halkına kabul ettirdiler. 50 ve 53 yıllarında iki kez daha bu kenti ziyaret eden St. Pavlos Hıristiyanlık dinini Anado­lu'da sağlam bir temele oturttu. Ancak bu geziler ve vaazlar hep gizli yapıldı.

Köyün tarihinden yukarıda yeterince bahsettik birazda yakın geçmişinden ve bugününden bahsedelim.

Çeşitli kademelerde resmi statüsü olan Üç Harman (Divle), yaklaşık olarak 19. yüzyılın son çeyreğine yakın bir zamana kadar Konya (Karaman) vilayetine bağlı bir kaza merkezi olarak işlevini sürdürdü. 1860'lı yılların sonlarında (muhtemelen 1867-1868) kaza merkezliği lağvedilerek nahiye merkezine dönüştürüldü. Kaza ve nahiye merkezi olarak, beş mahalle ve altı köyü (yüzyılın sonlarında köy sayısı 12'ye ulaşıyor) bulunmaktadır. Kaza ya da nahiye merkezinde Türk kökenli ailelerin yanı sıra Rum ve Ermeni kökenli ailelerde yaşamıştır.

19. yüzyılın ikinci yarısında ve Osmaniye (Ayrancı) nahiyesinin kurulmasından sonra Divle'den çiftliklere olan göçler hızlanır ve nüfusu azalır. Günümüzde büyüklüğü orta düzeyde olan köylerimiz arasındadır. 1964 yılında ülkemizdeki yerleşim birimlerinin isimlerinin Türkçeleştirilmesine dayalı olarak Divle adı da ÜÇHARMAN olarak değiştirilmiştir.

Köyün ÜÇHARMAN adını alması, köye gelen üç ayrı dere ve bu derelerin vadilerinde elde edilen çeşitli ürün ve hasatlar ile köyde aynı zamanlarda hasadı yapılan tahıl, bakliyat ve sebze ürünleri ve hasatlarından dolayı bu adın verildiği zannedilmektedir.

Köyün halkı Malazgirt savaşı ve Moğolların Doğu'da bulunan Türklere yaptığı baskılar sonucunda gelen Türk boylarındandır. Bunlarında Salur Türklerine dayanması büyük olasılıktır. Köyün; doğusu Kıraman Köyü, batısı Ayrancı merkez ve Buğdaylı Köyü, kuzeyi Ağızboğaz Köyü, güneyi ise Akpınar ve Melikli Köylerinin topraklarıyla çevrilidir.

Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Süt inekçiliği ve Koyun yetiştiriciliği yapılmaktadır. Arazilerin kıraç olması hayvancılıktaki verimi etkilese de özellikle Obruk Peyniri üretiminde son derece etkendir. Kıraman Köyü ile birlikte yürütülen Tarımsal Kalkınma Kooperatifi katkılarıyla süt inekçiliğinde önemli gelişme sağlanmıştır. Divle Obruğundan elde edilen gelir de köye önemli katkı sağlamaktadır.

Kökleri çok derinlerde olan bir köyümüz olmasına rağmen fazla gelişmiş değildir. Devlet hizmetinin dışında köye fazla hizmet götürülmemiştir.

 

 

 

REKLAM

 
 
 
 

Bütün bilgileri paylaşın çünkü paylaştıkça çoğalacak.
Önerilerinizi; 
garip.muzaffer@gmail.com Adresine e- posta ile gönderebilirsiniz